Vampir Lisanı
Vampir Lisanı
VAMPİR LİSANI - LATİNCE
Role-Play Cümleleri
“ Zafer bizim olucakdir, yaratıcının gücü sizinle olsun”
• Victoria du belum nostrum, potestas creare avec tu
“Ölümü benim elimdendir, kanı da çok lezzetli”
• Mori du mon manus, sangius dulcis
“Kont için savaşır, kont için kazanırız”
• Belum nam duco, nam duco victoria
“Istirate çekiliceğim ben arkadaşım”
• Comitis moi vado torpor
“Güç için savaşırız, güç kanda yatar, kan için savaşırız”
• Belum nam potestas, potestas incendo sangius, belum nam sangius
“Kardeşimin düşmanı benim düşmanımdır”
• Atrox du frater, atrox du moi
“Karanlığın gücü yanında olsun kardeş”
• Potestas calligiato vado aveca tu
“Ocllo karanlık efendilerin diyarıdır”
• Ocllo est domus du dominus calligiato
“Ventrue/Tzimisce/Nosferatu/Setite(vs)'e can vericeksin, teslim ol ölümlü!”
• Affero tu vita a Ventrue/Tzimisce/Nosferatu/Setite(vs), tribuo iletalis
“Büyülerini vampirler icin kulan, o karanlık büyüleri”
• Supernuspotestas nam kindred, nam kindred supernuspotestas calligiato
Tören Sözleri
Vampir yapılırken:
“Senin bedeninde artık ölümlü kanı yokdur, artık vampir kanındansın.
Yaratıcının gücü hep yanında olsun, vampirin gücü yanında olsun. Bir
süre güçsüz olucaksın, ancak karşılığında çok büyük güçler ediniceksin,
ölümsüzlüğün gücü, vampir gücü”
• Tu corpus non sangius iletalis, iam sangius kindred. Potestas creare
aveca tu, potestas kindred aveca tu. Aliquot tempus aetre non potestas,
quod aveca potestas letalis, potestas kindred
Lord yapılırken:
“Yaratıcıya çok hizmet verdin karanlığın efendisi. Yaratıcının kanı,
kanımdan, sana veriyorum. Tekrar iç onu, tekrar. Karanlığın lord'u.
Yaratıcının gücü, vampirin gücü büyülerinden eksik olmasın.”
• Servus creare, calligiato dominus. Sangius du creare, nam tu, boire
tut. Dominus du calligiato, creare potestas nam tu, kindred potestas
nam tu
Yaradılış Destanı
Tibi aetre aeger,modere cervix sangius.Ablocare Caine's potentas posse.Tibi aetra Lamia.
Perque Remembera Caine(Yaradılış):
In Nomeni Caine diye başlar...
Caine Rursusque perperit fratrem euius Abel fuit autem Abel pastor ovium et Caine Agricola.
Caine Doğar:
Factum est autem post multos dies ut offeret Caine de fructibus terrae munera Dominus.
İlk kan dökülür ve Tanrı reddedilir.Sonunda Caine dünyaya hükmetmeye başlar:
Ad Caine vero et ad munera illuis non respexit irastus Que est Caine.
Ve bundan böyle Caine ve oğulları Kanla kurulan kardeşliği
yaşatırlar.Kanla hükmederler dünyaya ve ölümlülere.O kan ki savaştır,o
savaş ki yaşamdır...
__________________
Lord Caine İçin [Yeni Dünya]
Binyıllarca Caine bu topraklar üzerinde adım attığı sonsuz gecede
yürümeyi sürdürmüş . Dünyanın dört bir yanını gezmiş . Arkasında
gittiği her yere ölümü taşımış . Inanılmaz gücü sayesinde bazı yerlerde
ona tapınmışlar , bazı yerlerde iblis olarak isimlendirilmiş . O da
insanların arasından tamamıyle çekilmiş
Insanlık Tarihi birkaç Çağ geçirip yerleşik düzene geçmeye başladığı
zamanlarda Caine geri dönmüş . Inanılmaz yalnızlığını giderebilmek için
kendine arkadaş , yaver aramaya başlamış . Yaptığı uzun geziler sonunda
kendi lanetini geçireceği üç insan bulmuş ve onları da vampire çevirmiş
. Bu 2.nesil vampirlerin adı Güzel Zillah , Bilge Enoch ve Güçlü Irad
imiş .
Caine ve 3 çocuğu insanlığın arasında gezmeye başlamış ve Ilkşehri
(First City) kurmuşlar . Orada insanlar onlara tanrı olarak tapınmış ve
rahat çağlar geçirmişler . O zamanlarda 2.nesildeki 3 çocuk da kendi
çocuklarını yapmışlar . 3. vampir neslinin nüfusu 13 ‘müş : Malkav ,
Saulot , Cappadocius , Absimiliard , Arikel , Lasombra , Ventrue ,
Ennoia , Haqim , Brujah , Set , Ravnos ve Tzimisce
Caine buna izin vermiş ama lanetin daha fazla yayılmasını istememiş ve daha fazla vampir yaratılmasını yasaklamış .
Çağlar geçmiş ve sonra bir anda bütün dünya sular altında kalmış .
Nuh’un tufanı First City ‘i yutmuş . Çok zorlu yıllar geçiren vampir
nesli tufan geçince tekrar insan arasına katılmış . Ancak 3. nesil 13
çocuk iyice artan güçleriyle artık babalarının yanında kalmak
istemiyormuş . Bu yüzden büyük bir anlaşmazlık çıkmış . Caine iki
tarafa da savaş yapmamalarını söylemiş ama 2. ve 3. nesil ayrılmış ve
Büyük Savaş başlamış . (The Great War)
Kısa bir süre sonra 3. nesil’den 13 çocuk , babalarını (Enoch , Zillah
ve Irad) yoketmişler ve Dünyanın Efendileri olduklarını ilan
etmişler.Içlerinden bazıları Caine ‘i aramaya çalışmış ve söylenlere
göre biri bulmuş . Ancak Caine bu kez kıyamet gününe kadar olmak üzere
onları terkettiğini söyleyip kayıplara karışmış ( yaklaşık M.Ö. 3000 )
3.nesil vampirler o zaman için devasa büyüklükte bir şehir kurmuşlar ve
buna Ikincişehir demişler (Second City) . Orada 13 yarı-tanrı da ayrı
saraylarını yaptırtmışlar ve insanlar onlara tapınmaya başlamış. Bu
vampirler inanılmaz güçlere sahip olmalarına rağmen babalarının yanında
birer silik gölgeden farksızmışlar . Her yeni nesilde Caine’in kanı
biraz daha etkisini yitirerek saflığını kaybediyormuş.
Bir planı vardı Caine’in kendinden sonra 4 nesil boyunca vampir
klanları kurulmuştu hepsinin kendine has uzmanlıkları vardı.Caine var
olan tüm klanları birbirine düşman etti.Aralarında hayatta kalmayı
başaranlara sonsuz hayatı bahşedecekti.Savaş uzun yıllarca sürdü ve
Caine’in ortaya çıkma zamanı gelmişti.
3 klan seçti kendine:
Nosferatu – Gizli Olanın Klanı (Absimiliard)
Tzimisce – Biçimdeğiştirenin Klanı (Tzimisce)
Lasombra – Gecenin Klanı (Lasombra)
Bu 3 klan içinde savaş sonrasında hayatta kalmayı başaranların sayısı
sandığından azdı.Fakat önemli olan sayı değildi.Bu 3 kanı ve kendi
kanını bir araya getirerek tamamen kusursuz bir klan oluşturmaktı
amacı.Ve Caine amacına ulaştığında insanlar ve diğer tüm canlılar
gerçek kralın kim olduğunu anlıyacaklardı.
Caine her zaman en kusursuz olandı.Fakat dünya değişiyor savaş
yöntemleri farklılaşıyordu.Tek başına yeni dünyaya ayak uyduramazdı.Bu
yüzden karma bir klan,yeni dünyaya hükmedebilecek bir klan oluşturmaya
karar verdi.
İnsanları hipnoz ederek onları ve teknolojisini kendi için
kullanıyordu.Yeni klan kusursuz olmalıydı güneşten korkan değil güneşin
onlardan korkacağı bir klan olacaktı bu. Nosferatu,Tzimisce,Lasombra
klanlarından sağ kalan 18 kişi üzerinde yaptığı deneyler kusursuz
işlemekteydi.
Kimisinin vücuduna çeşitli silahlar yerleştirerek tam bir ölüm makinası haline getirdi.
Kimisine Psişik güçler bahşetti.Bu sayede düşünce gücüyle maddeye,kişiye etki edebiliryor,yok edebiliyorlardı.
İçlerinden Psişik güçleri olanlar en üst seviyede olanlardı ne zırh nede silah kullanma ihtiyacı duyuyorlardı.
Caine hep bir yerlerde izlemekteydi.Amacı sırf insanlara hükmetmek olsaydı kendide yapabilirdi fakat dünyada 2 ırk vardı.
İnsanlar ve Kurtadamlar
Deneyleri son aşamasına gelmişti artık Caine her şey bittiğinde yine köşesine çekilecek
Fakat artık sessiz kalmayacaktı.Dünyaya salacağı bu elçiler onun için
çalışcaklardı,sadece O’na.Ve yeni klan yeryüzü çıktığında herkes
kaçacak delik arayacaktı.
Kurtadamlar: en büyük alternatifleri gün ışığının onlara zarar
vermiyordu.Onlar gelişime gerek duymadılar.Caine’den 3.Nesilin
çöküşünden beri haber yoktu.Artık savaşa gerek duymuyorlardı sadece
vücutlarının ihtiyacı olan besini karşılamak için insan avına
çıkıyorlardı.3.nesilden sonra sayılarını korumayı başardılar.Normal
zamanlarda görünüş olarak insandan farkları yoktu bu da onlar için bir
avantajdı zaten.
Yeni bir ırk doğmuştu Caine'in ellerinde.Yeni güçlere sahiplerdi yeni dünyaya ayak uydurabilmek için değişim şarttı.
Fakat özlerini hiç kaybetmediler savaşları hep kan için oldu,hep zafer için,Lord Caine için!
Artık zamanı gelmişti.Caine’in ordusu her şeyiyle hazırdı.Ne güneş
ışığı,ne dolunay zamanı ortaya çıkan kendine kurtadam diyen varlıklar
onları durdurabilecekti.Dünya büyük bir kaosun içine girecek herkes
görecek hükümdarı tanıyacak.Ve klan daha da büyüyecek yetenekleri
gelişecek ve en önemlisi gelişen nesilin damarlarında Caine’in
kanı,yeteneği,bilgeliği her zaman olacak.Kurtadamlara yıllardır süren
bu savaş aslında şimdi başlamıştı.Ve sen yabancı bu yazıyı okuduğunda
gücümüzün sonsuzluğu senide cezbetmiş olmalı fark edebiliyorum.
![[Resim: akasha4byroseonyxisee7.jpg]](http://img68.imageshack.us/img68/8492/akasha4byroseonyxisee7.jpg)
Fritz Haarmann (1879-1925)
Fritz Haarmann, 1879 yılında Almanya'da doğmuştur. Kendisi zamanın
modern vampiri olarak düşünülür. Küçüklüğünü babasının korkusuyla
yaşayan Fritz Haarmann, genç bir adamken kısa bir süre için orduya
katıldı. Fazla zaman geçmeden çocuk tacizi nedeniyle hüküm giymesi
nedeniyle İsviçre'ye kaçtı. Sokaklarda hayatını geçiriyordu ve sokak
hayvanlarını öldürmek en büyük eğlencesi haline gelmişti. I. Dünya
Savaşı'ndan sonra polis ekiplerine katıldı ve casusluk yaptı.
Haarman homoseksüeldi. Sokakta gördüğü genç erkekleri evine davet edip
iliskiye girdikten sonra öldürüyordu. 1919 yılında yasal olmayan seks
yapmasından dolayı dokuz ay cezaevinde yattı. Süresi dolup çıktığında
Hans Grans ile tanıştı. Hans Grans, Haarmann'ın hem sevgilisi, hem de
"cinayet partneri" olmuştu. 1920'lerde işlediği cinayetler korkunç hal
aldı. Artık kurbanların boyunlarını ısırıp kanlarını içiyordu.
1924 yılında polis Haarmann'ın cinayet artıklarına rastlamaya başladı.
Çocukları kaybolan bir kaç aile de polise ifade verdikten sonra, artık
Haarmann'ın bu işle ilgisi olduğunu anlamışlardı. Haarmann
tutuklandıktan sonra evini araştıran polis yirmiyi aşkın insan cesedi
artıklarıyla karşılaştılar. Bunların üzerine Haarmann suçunu itiraf
ederek Hans Grans'ı da ele verdi.
24 cinayetten suçlanmış olsa bile, sayının 50 kadar olduğu
düşünülmekte. İnsan eti yemekte dahil aklınıza gelebilecek herşeyi
yapmıştı. Bir zamanlar kasap olarak çalıştığından dolayı bazı
müşterilere haberleri olmadan insan eti sattığını da itiraf etti. 15
Nisan 1925'de mahkemesinden sonra Fritz Haarmann'ın kafası kesilerek
öldürülmesine karar verildi. Beyni incelenmek üzere Gottingen
Üniversitesi'ne gönderilmiştir
![[Resim: 1vampirels3.jpg]](http://img511.imageshack.us/img511/5857/1vampirels3.jpg)
![[Resim: 1vampirebyphillyjemga6.jpg]](http://img385.imageshack.us/img385/4296/1vampirebyphillyjemga6.jpg)
Vampire's
Vampir Nedir ?
Genel anlamıyla vampir terimi, hayatını sürdürmek için insanların
kanını emen insanımsı varlıkları tanımlamak için kullanılır.İnsanın
kanını tamamen emen bir vampir, onun ölümüne yol açabilir. Ancak,
vampir kanını içtiği kimseye kendi kanından da içirecek olursa, kurbanı
da bir vampire dönüşür. Bu, 1-2 haftalık bir transformasyon sürecidir
ve süreç sonunda kanı kullanmayı öğrenmiş olarak kendisini seçen
vampirin ait olduğu klana katılır.Vampirleri güçleri, kanlarındadır.
Bir başka vampirin kanını içen bir vampir, onun güçlerine sahip
olabilir; bu yüzden, hiçbir vampir bir diğerine tamamen güvenemez.
Arnold Paul: 1700 yılında Medvegia'da doğmuştur. 1727 yılında genç bir
asker olan Arnold Paul, Belgrad civarındaki kasabasına geri döner ve
askerliği boyunca biriktirdiği parayla bir ev alıp evlenir. Arnold'un
üzerinden asla atamadığı melankoninin sebebini uzun bir süre boyunca
merak eden karısına Arnold en sonunda gerçeği açıklar ve askerliği
sırasında uzak bir kasabada boynunu ısıran ve kanını emmeye çalışan bir
vampirle mücadele etmek zorunda kaldığını söyler. Vampiri mezarına
kadar takip edip onu öldürmeyi başardığını, ve bir vampire dönüşmemek
için söylentilerden öğrendiği gibi vampirin mezar toprağından yediğini,
kanından içtiğini ve yaralarını vampir kanıyla yıkadığını itiraf eder.
Bu itiraftan sadece birkaç gün sonra, Arnold oldukça yüksek bir saman
yükünün tepesinden düşer ve 3 gün sonra can verir. Gömülmesinden bir ay
sonra köy halkı, Arnold'un geceleri dolaşırken görüldüğünü söylemeye
başlar. Onunla direkt temasa geçen kişilerse birkaç gün geçmeden
ölürler. Birkaç gece saldırısının ardından, konu yetkililere iletilir.
Arnold'un mezarı açıldığında bedeninin hiç bozulmadığı ve dudağının
kenarlarında taze kan kalıntıları bulunduğu görülür. Arnold'un kalbine
bir kazık saplanır ve Arnold yüksek sesle haykırır; bunun üzerine
bedeni yakılır. Aynı işlem, Arnold'un saldırısı sonucu öldüğü söylenen
kişilerin bedenlerine de uygulanır.
Olaydan beş sene sonra, 1731 yılında, aynı bölgede gece saldırıları
tekrar başgösterir. 3 ay işçinde 17 kişi saldırıya uğrar. Yetkililer
tarafından ifadeler doğrultusunda açılan bir takım mezarlarda
vampirlere rastlanır. Bu yeni vampirler de yakıldıktan sonra, bölge
tekrar huzura kavuşur. Bu olay hakkında aralarında askeri doktorlar ve
yöneticilerin de bulunduğu tanıkların verdiği ifadeler, bir takım
dosyalarda hala saklanmaktadır.
Peter Plogoyowitz: Kisolova adındaki bir Macaristan kasabasında yaşayan
Peter Plogoyowitz, ölümünden 3 gün sonra geceyarısı kasaba sokaklarında
yürürken görülür. Zaman içinde Peter, insanlara saldırmaya ve 24 saat
içinde ölmelerine neden olmaya başlar. Bu olaylar üzerine yetkililere
başvuran kasaba halkı, Peter'in cesedinin incelenmesi için gereken izni
alır ve mezarı açarlar. Peter'in cesedinin bozulmamış bir halde
olduğunu gören halk, kalbine bir kazık saplar ve taze kanın her yere
fışkırmasını hayret ve korkuyla izler. Peter'in bedeni yakıldıktan
sonra, kasabadaki kabus biter.


